Kışın daha fazla kilo almaya meyilliyizdir. Genelde kışın 1 ile 5 kilo arası alınır ve en sakıncalı olanı da bu kilolardan hemen haberdar olmamamız. Çünkü daha kalın ve üst üste giyindiğimiz için, yazın olduğu gibi kusurlar ve çıkıntılar hemen dikkatimizi çekmez. Farkına vardığımızda da iş işten çoktan geçmiş olur. Kışın kilo kontrolümüzü sağlamak bizim elimizde. Öncelikle beslenme şeklimize dikkat etmemiz gerekiyor. Daha sonra da yaz mevsimi kadar aktif olamasak da hareket sıklığımızı artırmamız önemli.

Taze besin tüketmeyi tercih etmeliyiz. Çünkü saklanmış, paketlenmiş ürünler normalden daha fazla yağ ve tuz içerir. Bu durumda gereksiz kalori artışına neden olur. Anne konserveleri dışında marketlerden alınan konserve ve paketlenmiş, işlenmiş ürünlerden uzak durmakta fayda var. Meyve ve sebzeyi mevsimine uygun tüketmeliyiz. Özellikle kışın temini kolay olan lahana, brokoli, karnabahar, kereviz, roka, mandalina, portakal, nar ve ayva pazar filelerimizi doldurmalı.

Meyvelerin suyu yerine kendisini tüketmek faydalı. Çünkü sıkılmış bir bardak portakal suyu üç portakaldan temin edilir. Oysa kişinin günde bir portakaldan fazla tüketmesi gereksiz bir şeker alımına neden olacaktır. Meyveleri posalı tüketmek sindirim sistemi açısından da gerekli bir durum.

Serotonin hormonunun salgılanmasını artıracak besinler tüketmek mutluluk sağlayacaktır. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tüketmek, pilav ve makarna tercihini esmer makarna ve pirinçten yana kullanmak da fayda var. Ayrıca muz ve yulaf tüketimi de serotonin hormonunu artıracaktır.

Yağlı tohumlar tüketin. Böylelikle kışın ısıtmakta zorlandığınız vücudun enerji ihtiyacı fındık, fıstık ve ceviz sayesinde karşılanmış olacaktır.

Kaliteli protein tüketin. Süt, yoğurt, peynir gibi besinleri ihmal etmeyin. Haftada 1-2 kez kırmızı et tüketin. Tavuk olsun, kırmızı et olsun haşlama tercih edin. Sütün yağ yakmaya yardımcı olduğunu bilip, öğle saatlerinde ara öğün olarak tüketin.

kisin kilo almamak icin

Kışın daha sık tükettiğimiz çorbaların kremalı olmamasına özen gösterin. Son zamanlarda, dünya mutfaklarının yansıması olarak çok sık kullanılan krema, gereksiz kalori deposu olduğunun unutulmaması gerekli.

Omega-3 yağ asitlerini tüketmeye özen gösterin. Kışın daha ucuz ve taze olan balığı haftada en az 2 kere sofranızda bulundurun. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için kışın hastalıklarla mücadele gücünüzü artıracak ve miskin kış triplerini ortadan kaldıracaktır. Çünkü kışın kendinizi yorgun ve hasta hissetmeniz sizi akşamları koltuğa yapışıp, yatana kadar miskinlik yapmanıza neden olacaktır.

Kışın en çok ihmal edilen şeylerden biride su tüketimi.Yazın sıcaktan dolayı ihtiyaca dönüşen su kışın, rahatsızlık yaratmadığı için ihmal edilmekte. Oysa 1,5 litre su tüketimi kışında vücudun ihtiyacı olan bir miktar. Ayrıca yazın sıcaklardan dolayı tüketmek istemediğimiz bitki çaylarını kışın içmek yavaşlayan metabolizmamızı artıracaktır. Ancak soğuk hava ile artan çay, kahvelerinizin şekersiz içilmesine özen gösterin.

Mevsim nedeni ile sıklaşan tatlı tüketimini sınırlandırın, tercihinizde hafif meyve ve sütlü tatlılardan yana olsun. Çoğu zamanda tatlı krizlerinizi kurutulmuş meyveler ile bastırın.

Kış gecelerinin vazgeçilmezi olan, kestane, boza, salep, patlamış mısır, çekirdek, cips çok sık yapılmamalıdır. Çok nadir ve ölçülü tüketilmelidir. Bunları tüketirken üç kestanenin bir dilim ekmek olduğunu, çekirdek ve mısırdaki aşırı yağ oranını düşünmenizde fayda olduğunu düşünüyorum.

Kışın azalan aktivitelerinizin yerini alternatifleri ile doldurun. Mevsimsel nedenlerle dışarıda yapmadığınız yürüyüşlerin yerine evinizde 20- 30 dakika hareket yapabilirsiniz. Hatta kendinize güveniyorsanız bir spor salonuna kayıt yaptırabilirsiniz. İş yerinde, asansör yerine merdivenleri kullanabilirsiniz. Çocuğu olan anne babalar yere dağılan oyuncakları çocuğunuzla birlikte yere diz çökerek toplayabilirsiniz. Böylelikle vücudunuzda çalışmayan kasınız kalmayacaktır. Hafta sonu ev temizliğini zahmet olarak algılamadan bir spor yapma çeşidi olarak varsayıp temizli daha eğlenceli hale getirebilirsiniz.